Cebi delik sevdam!...
Ne kalır ki ardında?....bir avuç tozlu hatıralardan başka...her tozlandığında bir silmek için çıkarttığın...bir kaç parça ucu yanmış mazi...ve en zoru...iki kalbi yanında götürmektir...hani tek gitsen o kadar acıtmaz ya..bir türlü tek gidemezsin..iki kalp götürürsün de, bir parça gitmeyi bilemezsin...yani temiz de gidemezsin!...parça parça...hep bir yarın eksik kalır attığın her adımda...hep bir yanını ardındakine emanet edersin...
Kural bu mudur ayrılıklar da?...
Bir dağ gibi yıkmak varya o yazılmış yazgıları....bir bir ateşe atmak var ya bütün ayrılığa vuran saatleri....yapamamak...en çaresizi eli kolu bağlı kalmak....en isyanı bastıran dudaklarına, 'gitme' demek varken susmak.....hele ki ardında ağlayan bir sevgili bırakmak..aslında neden bıraktıgını da bile bilmezsin ya..ayrılık işte...neden dinler mi?....vakti geldi mi...alır götürür adımlarını sevdiğinden uzaklara...
Nereye gömsen kendini şimdi?..hangi ölümü kabullensen de, kendini hangi mezara atsan?....hangi mezarı sevdiğinin koları saysan da, hangi kara toprağa sarılsan?....hangi denize atsan kendini de, hangi sularda boğulsan?..hangi zemzemi alsan da, bağrına bassan?..bitmez bitmez..sızını hiçbir su dindiremez....ve yaşanmışlıklar bir inme gibi dolandığında boynuna...hangi geceleri, hangi kibritle yaksan?...onun unutamadığın hayali karşına dikilirken...hangi mazereti koyupta önüne bir kibritle ısıtsan?.....vur şişenin dibine dibine..tabi kaç şişede unutursun orası meçhul....vur çaresizliği alnının ortasından...daya bakalım şakağına son mermini, ayrılıkların....yapsan ne çıkar yapmasan ne çıkar?..yoktur da yokoğlu yoktur işte!....
Ve boğazında düğümlenmiş sözlerin....günah çıkartırcasına geceleri yakmaz mı boğazını...hani bir bebeğin sütten kesilmesi gibi....birden kesilivermek varya sevdiğinden....hangi gözyaşını döküp yerlere şimdi..hangi acıya yetireceksin?..yetir bakalım sonbaharlara yetirebilirsen...mevsimler gelir de geçer....hangi mevsime yeter? bitik bir bedenden kopan gözyaşları?..daha ne kadar tüketeceksin?...tüket bakalım tüketebilirsen.....yetmez...gözyaşları da yetmez....bitmez...ayrılıklar da bitmez....mevsimler gelir geçer de, bir pencerene beklediğin baharlar gelmez..nafile ibadetler....nafile baharlar...ayrılık..ah ayrılık....neresinden tutsan da neresinden yaksan?...ah sevdiğim ah....nerede arasam da seni?..hangi sokakta bulsam?...hangi halıları sersem önüne de hangi yalanla kandırsam!...gittin be canım!...bağrımı yerinden sökercesine....aslında sen gitmedin ben gittim ya....sen de hiç dur demedin ki be sevdiğim!..şimdi hangi sözü tutupta ucundan, son kibritimle yaksam?....geri gel desem gelmezsin!...yine sev desem sevmezsin!.....şimdi hangimizi ayrılığa atıpta cayır cayır yaksam!..ah ah..kendimi atsam sen varsın..seni atsam ben yaşayamam....her çözüm bir ölüm!...çıkarı yok!....seni kalbime gömüyorum gülüm!...çünkü orada ebediyen yaşayacaksın!...sen ben varoldukça benimle nefes alıcaksın....ne birbaşkası, ne bir başka bir beden!...sen sadece benimle varolacaksın...varsın gelme!...varsın dönme!...her dudakta 'aşk' nağme nağme inlerken...varsın adın dudaklarım da 'ayrılık' diye anılsın!....sen benim bitmeyen sızım...ince ağrımsın....sen benim atmaya kıyamadığım tek cepleri boş sevdam olacaksın!....
|