Güncel Oyun & Program & Resim & Msn Forumu
Beşiktaş icinde Beşiktaş'ımızın Şanlı Tarihi konusu , 1935 yiliydi. Besiktas Jimnastik Kulübü bir karar almisti. "Atatürk Günü" düzenlenmesini istiyorlardi. Ulu önder sporu ve sporcuyu seviyordu. Öyle ise onun adina spor müsabakalari yapmak çok dogru olurdu. Bu fikir ...
|
|||||||
| Anlık İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
|
1935 yiliydi. Besiktas Jimnastik Kulübü bir karar almisti. "Atatürk Günü" düzenlenmesini istiyorlardi. Ulu önder sporu ve sporcuyu seviyordu. Öyle ise onun adina spor müsabakalari yapmak çok dogru olurdu.
Bu fikir hemen Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerine de açildi ve iki kulüpten de olumlu yanit alindi. Tarih 24 Mayis 1935'ti. Fenerbahçe stad'inda yapilan ilk Atatürk Günü müsabakalarini binlerce kisi izlemisti. Aradan kisa bir zaman geçmisti. Besiktas Jimnastik Kulübü, Atatürk Günü'nün her yil düzenlenmesini istiyordu. Ankara'da toplanacak olan Spor Kongresi'nde bu konu konusulabilirdi. Kongre'de kürsüye Besiktas Jimnastik Kulübü'nden Ahmet Fetgeri çikti. Istanbul'da düzenlenen Atatürk Günü spor müsabakalarini anlatti. Sözlerine söyle devam etti: "Atatürk Günü'nün tüm Türk gençligine maledilmesi için 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami adi altinda her yil yapilmasini teklif ediyoruz." Bu konusma alkislarla karsilandi. Konu Atatürk'e açildi. Ulu önderin de onayiyla 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami kutlanmaya baslandi. |
|
|
|
Ulu Önderimiz Atatürk, Kulübümüz’ün kurulmasından büyük mutluluk duymuş ve kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara vermiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, Erkan-ı Harbiye’nin 3. sınıfına gelmişti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, hürriyet ve istibdadı düşünüyordu. Bu arada mektebini bitirdikten sonra kurmayı düşündüğü Vatan ve Hürriyet Cemiyeti yavaş yavaş kafasında şekilleniyor, mezun olacak arkadaşlarını bu doğrultuda hazırlıyordu. İşte tam bu günlerde bir haber aldı. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü (1903) kurulmuştu. Subay ve Saray’a yakın kişilerden oluşan bu kuruluş, Mustafa Kemal’in ilgisini iyice çekti. Nasıl olmuştu da Yıldız Sarayı’na 100 metre mesafedeki Osman Paşa Konağı’nda gençler biraraya gelmiş; Saray hafiyelerinin gözlerinin önünde sportif faaliyetlerine girişmişlerdi? Mustafa Kemal’i o günlerde sportif çalışmalardan çok, Saray’a karşı oluşturdukları fikirler ilgilendiriyordu. Mustafa Kemal, kurucularının Zabit, yaptıkları sporların güreş, eskrim, gülle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks olmasından dolayı da Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü ile ilgilenmişti. Fakat O’nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek biraraya gelmeleriydi. Atatürk’ün bu şekilde Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’ne bağlılığı arttı. Öyle ki, Mustafa Kemal Atatürk, katıldığı bir İttihati Terakki toplantısında şu tenkitlerde bulunuyordu: “Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız. Programınız ve lideriniz yok.” 1914 ile 1920 yılları arasında Akaretler/Spor Caddesi'nde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne komşu olan Atatürk, görevi gereği sık sık İstanbul dışına çıktığı günlerde, birlikte oturduğu annesiyle kız kardeşinin Siyah-Beyazlı sporcu ve idarecilere emanet ederdi. Taraftarlar arasında asker kökenli olmanın getirdiği sevgi ve saygıyla pekişen bağlılık, Ulu Önder'in kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara verdiği belgelerle sabittir. Atatürk’ün Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki Mermer Kitabe'de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı'ndan düşmana karşı İstanbul'u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır." Mustafa Kemal Atatürk; Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916'nın ilk günlerinde Akaretler'deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (şimdiki Plazalar'ın bulunduğu alan), Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyler'i yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır: "Efendiler; sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını, çeviklik ve maharetlerini uzun zamandan beri büyük bir zevkle, dikkatle izliyorum. Spordan yoksun bir gençlik nasıl ki vatan müdafası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni ikişafı noksan ve yetersiz olursa o vücut o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz. Bugün bünyenizde toplayıp, ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığınız bu gençler, tam anlamda bedenen ve fikren geliştikleri zaman vatan müdafaasında ilmi sahalarda olduğu gibi spor alanlarında da Avrupalı hasımlarına Türk'ün ölmez gücünü ispat edeceklerdir. Sizi candan kutlar, başarılarınızı her zaman duymak isterim." |
|
|
|
OSMANLI DEVRİ
1919-1920 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1920-1921 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1921-1922 İST."PAZAR LİGİ" ŞAMPİYONU CUMHURIYET DEVRİ 1923-1924 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1933-1934 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1934 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1934-1935 İSTANBUL SİD ŞAMPİYONU 1937-1938 TEYYARE KUPASI ŞAMPİYONU 1938-1939 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1939-1940 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1941-1942 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1942-1943 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1943 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1943 İZMİR FUAR KUPASI ŞAMPİYONU 1943-1944 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1944 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1944-1945 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1945 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1945-1946 İST.LİGİ ŞAMPİYONU (8 Yılda 7 kez.) 1946-1947 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1947 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1949-1950 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1950-1951 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU (ilk) 1951 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1951-1952 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1952-1953 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1956-1957 TÜRKIYE LİGİ (Fed.Kupası ŞAMPİYONU 1957-1958 TÜRKİYE LİGİ (Fed.Kupası ŞAMPİYONU 1959-1960 TÜRKIYE LİGİ ŞAMPİYONU (Mahalli ligler dikkate alınmadan doğrudan doğruya) 1965-1966 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1965 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1965-1966 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1966 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1966-1967 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1967 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1968 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1969-1970 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971-1972 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1972 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1974 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1974-1975 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1977 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1981-1982 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1984 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1984-1985 AMATÖR İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1985 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1985 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1985-1986 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1986 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1988 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1988-1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası 1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupasi) 1989 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1990 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası 1990-1991 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU (ilk namağlup) 1991-1992 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1993 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1993-1994 TÜRKIYE KUPASI ŞAMPİYONU 1994 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1994-1995 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1996 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1997 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1998 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1998 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 2000 ATATÜRK KUPASI ŞAMPİYONU 2002-2003 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU |
|
|
|
Kulubumuzde Basketbol faaliyetleri 1933 senesinde baslamistir.
1936 Berlin Olimpiyatlari'ndan sonra, Besiktas Basketbol Takimi dagildigi icin sube, faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmistir. 1940 yilinda sube tekrar kurulmus, ve Turk Basketbolun'da Besiktasimizin sesini duyurmaya baslamistir. 1957 senesinde Besiktas'li Hudai Budanur Karagucu macinda tam 110 sayi atarak Turk Basketbol Tarihinde bir macta en fazla sayi kaydeden oyuncu olmustur. O gun Besiktas maci 110-46 kazanmistir, yani Besiktas'in butun sayilarini Hudai Budanur atmistir. Bu rekor daha sonradan Erman Kunter tarafindan kirilmistir. 1966-67/1976-77 yillari arasinda Besiktas, Turk Basketbolu'nda altin cagini yasamistir. Bu sure icerisinde 3 kere sampiyonlugu kil payi kacirmis, 1974-75 sezonunda ise ozledigi sampiyonluga kavusmustur. Bu donem icerisinde ayrica 1'er defa Genclik ve Spor Bakanligi ve Beden Terbiyesi Genel Mudurlugu kupalari ile 2 defa da TRT Kupasi Sampiyonu olmus, "Turkiye Kupasi"nda ise iki kere final oynamistir. Ayrica yine bu donemde Ezeli Rakiplerimiz Galatasaray ve Fenerbahce'ye karsi cok buyuk bir ustunluk saglanmistir. 1986-1987 sezonunda 15 Galibiyet, 7 Maglubiyet ve 37 puanla Klasman Grubu birincisi olan Besiktas'in, Play-Off'taki Galatasaray macinda Hakemlerin yardimiyla Amerikalisina 2 mac ceza verilmis ve olasi bir Sampiyonlugu calinmistir. Galatasaray serisini Besiktas 2-1 kaybederek elenmistir. Ancak Turk Basketbol Tarihine gececek Besiktas'in kazandigi serinin ikinci macinda Besiktas Amerikalisindan yoksun bir sekilde 4 Yabancili veya Turklestirilmis Galatasaray'a 17 sayilik bir ustunluk saglayarak buyuk bir basari kazanmistir. Ayni yil Klasman Grubundaki birincilik Besiktas'i Cumhurbaskanligi Finalisti yapmistir. Araliksiz 20 yil Turkiye 1. Liginde mucadele eden Besiktas, 1987-88 sezonunda tarihinin en basarisiz sezonunu yasamis ve ilk defa 2. Lige dusmustur. Ancak ayrilik uzun surmemis ve ertesi sezon hemen 1. Lige geri donmustur. 1970-87 yillari arasinda 1 Sampiyonluk, 5 ikincilik kazanan Besiktasimiz, kume dustugu sezondan sonra ozlenen kadrosunu kuramamis ve ligi hep orta siralarda tamamlamistir. 1955-56 Istanbul Ikinci Kume Sampiyonu 1966-67 Istanbul Birinci Kume Sampiyonu 1971-72 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Ikincisi 1974-75 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Sampiyonu 1974 TRT Kupasi Sampiyonu 1975 TRT Kupasi Sampiyonu 1975 BTGM Kapasi Sampiyonu 1975 Zafer Kupasi Sampiyonu 1976 Genclik ve Spor Bakanligi Kupasi Sampiyonu 1975-76 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Ikincisi 1976-77 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Ikincisi 1980-81 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Ikincisi 1981-82 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Ikincisi 1986-87 Turkiye Deplasmanli Basketbol Ligi Klasman Grubu Birincisi |
|
|
|
Zlatan Arnavutoviç
Yugoslavya’nın Zagreb şehrinde 13 Şubat 1954’te dünyaya gelen Arnavutoviç, Beşiktaş savunmasında görev yapan en başarılı yabancı futbolculardan birisiydi. Özellikle korner atışlarında rakip kalelere gönderdiği toplarla dikkat çeken 1.84 boyundaki Yugoslav yıldız, 1983-84 sezonunda Dinamo Zagreb’den transfer edilmişti. Sava Paunoviç Boğa kadar güçlü, tilki kadar kurnaz, tavşan kadar süratli bir futbolcu”, dersek Paunoviç’i tarif etmiş oluruz herhalde. Son derece sıcakkanlı bir futbolcu olan Paunoviç, Beşiktaş tarihinin en verimli yabancılarından biriydi. 1977 Temmuz’unda Partizan’dan 700 liraya 2 yıllık sözleşme ile Beşiktaş’a transfer edildi. 1977-78 sezonunda 27 lig maçında 7 gol attı, ertesi sezon ise 28 maçta 14 golle gol krallığında ikinci sırayı aldı. Özellikle derbilerde ve deplasmanlardaki üstün formuyla dikkat çeken Paunoviç, attığı goller kadar attırdıklarıyla da gündemde kalmayı başarmıştı. Türt futboluna yabancı oyuncu yasağı gelmesiyle, 1978 Haziranı’nda Yugoslav takımı Radniki Kragujevac’a gitti. Joe Erwin Kuzman Futbola MTK Budapeşte’nin genç takımında başladı. 3 yıl A Takım’da oynadıktan sonra, Avusturya’nın Wiener Sport Club ekibine transfer oldu. Macar futbolcu 1 yıl sonra İspanya’ya gitti. 6 sezon Sevilla, 3 sezon da Espanyol formasını giydi ve İspanya vatandaşı oldu. 1966-67 sezonunda Szalay ile birlikte Beşiktaş’a geldi. Szalay sadece 3 maçta oynayıp, Amerika’nın Philadelphia Spartans Takımı’na giderken, Kuzman o sezon şampiyon olan Beşiktaş’ta attığı gollerle yıldızlaştı. Oynadığı 22 lig maçında attığı 8 golün 5’i galibiyeti getirdiği için, Beşiktaş tribünleri kendisine “ek gol Kuzman tek gol” diye tezahürat yapmaya başladı. Sezon bitiminde ise şampiyon Beşiktaş’tan ayrılıp ABD’ye Szalay’ın takımı Philadelphia’ya gitti ve 2 maçta 1 gol attı. Ertesi sezon Cleveland Stokers’ta yer aldı ve 15 maçta 2 gol kaydetti. 1968-69’da tekrar Beşiktaş’a döndü, ancak o tribünleri ayağa kaldıran eski golcü değildi. Oynadığı 15 lig maçının 6’sı 90 dakika idi ve attığı gol sayısı sadece 1 oldu. Ertesi sezon 2. Lig’deki Boluspor’a transfer oldu ve kırmızı-beyazlı takımda Türkiye’deki ikinci şampiyonluğunu yaşadı. Cevdet Şekerbegoviç Beşiktaş’ta forvet bölgesinde görev yapıp başarılı olan ender futbolculardan biri olan Şekerbegovç, 15 Temmuz 1955’te Yugoslavya’nın Tuzla kentinde dünyaya geldi. Futbola da Sloboda Tuzla takımında başladı. 1977-83 arasında 9 kez Yugoslavya A Milli Takım formasını giydi. 1983-84 sezonunda transfer olduğu Beşiktaş’ta solaçık mevkinde görev yapan Şekerbegoviç, özellikle duran toplarda ve sol kanattan yaptığı ortalarda çok etkiliydi. Boşnak yıldız, 1985 yılında Beşiktaş’a veda etti. Mirsad Kovaçeviç Beşiktaş tarihinin en başarılı ve en golcü yabancılarıdan biri olarak kabul edilen Kovaçeviç, 1984’te Sloboda Tuzla’dan transfer edildi. Beşiktaş’ta istikrarlı ve başarılı 2 yıl geçirdi. 1984-85’te Beşiktaşımız averajla şampiyonluğu kaybederken, 34 maçın hepsinde yer alan tek futbolcu olan Kovaçeviç, 17 golle gol krallığında ikinci sırayı aldı. 1985-86’da bu defa Beşiktaş, Galatasaray’ı averajla geride bırakıp şampiyon olurken, 36 maçın hepsinde yer alan 5 oyuncudan biri olan Kovaçeviç, yine 17 gol attı ve gol krallığı sıralamasında dördüncü oldu. 1986 Temmuz’unda Galatasaray’a transfer oldu. Leslie Ferdinand Yaşı 20’nin üzerindeki bütün Beşiktaşlılar’ın gönlünde taht kurmayı başaran bir yabancıdır Les Ferdinand. Gordon Milne’in yakından tanıdığı bir futbolcu olan Ferdinand, 22 yaşında Quenn’s Park Rangers takımından Beşiktaş’a kiralık olarak 1 sezonluğuna geldi. Başarılı futbolunun yanı sıra, sempatikliği ile de tribünlerin sevgilisi oldu. 1988-89 sezonunda ligin ilk yarısında ve Türkiye Kupası finali ilk maçında Schumacher’i avlayarak Fenerbahçe’ye attığı goller, seyredenlerin hafızalarından silinmedi. İngiliz golcü, lig, UEFA, Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Kupaları’nda toplam 34 maçta 16 gol attı. Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonlukları yaşadı. İngiltere’ye döndükten sonra iyice yıldızlaştı. Milli Takım’ın değişmez elemanlarından biri olurken, Queen’s Park Rangers’tan Newcastle United’a oradan da Tottenham’a transferi büyük yankı uyandırdı. Stefan Kuntz Beşiktaş taraftarının kalbinde taht kuran futbolcuların arasında hiç şüphesiz Stefan Kuntz da yer almakta. Kuntz, Borussia Neunkirchen, Vfl Bochum, Bayer Uerdingen ve Kaiserslautern takımlarında oynadıktan sonra, 1995’te Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı tek sezonda 30 lig maçında 9, iki Avrupa Kupası maçında da 2 gol attı. Almanya’da çok sevilen bir futbolcu idi ve onu izlemek için Almanya’dan özel seyirciler Beşiktaş maçlarına geldi. 1996 Avrupa Şampiyonası finallerinde 34 yaşında olmasına rağmen, Almanya’nın Avrupa Şampiyonu olmasında başrolü oynadı. İngiltere’ye attığı gol, unutulmaz goller arasında yer aldı. 1996 Temmuz’unda Arminia Bielefeld’e transfer oldu. Almanya’da 429 lig maçında 173 gol attı, 24 defa A Milli oldu. Fani Madida Orta saha, forvet, sağbek gibi mevkilerde başarıyla görev yapan Güney Afrikalı futbolcu, Kaizer Chiefs takımından 1992’de geldi. Sergilediği performansla istikrarlı oyunculardan biri oldu. Beşiktaş’ta 3 sezon forma giyerek tarihe geçti. Madida, Amokachi ve Ronaldo ile birlikte en uzun süre oynayan 3 yabancı futbolcudan biridir. Siyah-Beyazlı takımda 76 lig maçında oynadı, 16 gol attı. 1 Lig, 1 Kupa şampiyonluğu yaşadı. 1995’te Antalyaspor’a gitti. Daniel Amokachi 21 Haziran 1994’te Dallas’taki Cotton Bowl Stadı, Dünya Kupası maçlarından birine tanık olmanın heyecanını yaşadı. Kupanın iki renkli takımı Nijerya ile Bulgaristan’ın mücadelesinde tribünler Nijerya’nın 14 numaralı futbolcusunu büyük bir hayranlıkla izledi. Topu her alışında müthiş fuleli deparlar atan bu Nijeryalı, o akşam Bulgar savunmasını çökertip 1 gol atıp, 2 de attırdı. Maçı 3-0 kazanan Nijerya, Dünya Kupası’nın flaş takımı olurken, dünya futbolu da Daniel Amokachi ile tanıştı. Nijerya’nın sembol futbolcularından biri olan Amokachi, 1996’da İngiltere’nin Everton takımından Beşiktaş’a transfer edildi. Beşiktaş formasını 3 yıl giydi. Ligde 77 maçta 19, Avrupa Kupaları’nda ve Türkiye Kupası’nda 17’şer maçta 3’er, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupaları’nda da 3 maçta 1 olmak üzere, toplam 14 resmi maçta 26 gol kaydetti. Siyah-Beyazlı takımda 1’er Türkiye, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupası şampiyonlukları yaşadı. Dönem dönem sakatlık ve Nijerya seyahatlerinden geç dönmesi nedenleriyle performansı beklenenin altında oldu. Yine de unutulmaz maçlara imza attı, sürati ve tekniği ile beğeni kazandı. Daha önce Belçika’da Brugge’de oynayan Amokachi, 1994 Dünya Kupası’nın yıldız oyuncusu idi. 1998 Dünya Kupası’nda ise sakatlığı nedeniyle gölgede kaldı ve uluslararası kariyerini noktaladı. Pascal Nouma 2000-2001 sezonunda Fransa’nın Lens takımından transfer edilen Pascal Nouma, ilk günden itibaren Beşiktaş tribünlerinin sevgilisi oldu. 2001-2002 sezonu bittiğinde Pascal Nouma artık Siyah-Beyazlı formayı giymiyordu. Ama taraftar O’nu hiç unutmadı. 2002-2003 sezonu başında, Beşiktaş 100. yılını kutlamaya hazırlanırken, bir ilk gerçekleşti ve Pascal Nouma tekrar, 1 yıl sonra Siyah-Beyazlı takımımıza transfer edildi. Sezonun bitmesine 6 maç kala, gol attığı Fenerbahçe derbisinde yaptığı bir hareket nedeni ile Kulüp ile ilişkisi kesilen Fransız golcü, Fransa’da doğdu, Beşiktaşlı oldu. Helal olsun sana Pascal Nouma tezahüratı ile ölümsüzleşti. Pascal Nouma, Beşiktaş formasıyla toplam 44 maç oynadı, 22 gole imza attı. 14 kez Avrupa Kupası maçlarında görev alan Fransız yıldız, 5 gol kaydetti. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| LinkBack |
LinkBack URL |
About LinkBacks |
| Bookmark & Share |
Digg this Thread! |
Add Thread to del.icio.us |
Bookmark in Technorati |
Furl this Thread! |