Güncel Oyun & Program & Resim & Msn Forumu
Bilim & Teknoloji icinde Dünya'da ki Birçok İcatların Tarihleri ve Bilgileri konusu , LAZER : Lazer kuramı, 1958’ de Amerikalı fizikçiler Charles Townes ve Arthur Schawlow ortaya atmıştır. İlk lazeri 1960’ da Theodore Maiman yapmıştır. Günümüzde lazer, ameliyatlarda dokuları kesmek ya da kılcal ...
|
|||||||
| Anlık İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
|
LAZER : Lazer kuramı, 1958’ de Amerikalı fizikçiler Charles Townes ve Arthur Schawlow ortaya atmıştır. İlk lazeri 1960’ da Theodore Maiman yapmıştır. Günümüzde lazer, ameliyatlarda dokuları kesmek ya da kılcal damarlarını kapamak amacıyla kullanılmaktadır.
HEPATİT – B : 1971‘ de Amerikalı Blumberg et Millman, Hepatit-B aşısını geliştirdi. Bugün Dünya Sağlık Örgütü’ nün, insanlığı tehdit eden ve en önemli virüsler listesinde yer AIDS ile birlikte en üst sıralara koyduğu Hepatit-B virüsü, aşısı olmasına rağmen neden olduğu hastalık hakkında yeterli bilgiye sahip olunamaması nedeniyle yaygınlığını sürdürmektedir. GRİP AŞISI : 1976’ da grip aşısı geliştirildi. Fakat aşısı bulunmasına rağmen halen grip mikrobundan insanoğlunun kurtulduğunu söyleyemeyiz. YARA BANDI : 1920’ de Earle Dickson, özellikle mutfak işlerini yaparken karısının çok sık elini kestiğini görüp karısı için bir gazlı bez ve selobant yardımıyla ilk yara bandını yapmış ve bu icadı zamanla çok tutulmuştur. İlginç bir hikayeye sahip olan bu icat, bugün evde, işte ve okulda tüm ilk yardım çantalarında bulunan bir malzeme olmuştur. STETESKOP : 1816’ da Rene Laennec, Paris sokaklarında dolaşırken, oyun oynayan iki çocuğun, birbirlerinin göğsünü ellerindeki tahta borularla dinlemekte olduğunu fark etti. Daha sonra Laennec, bir kağıdı rulo yaparak ucuna bir ip bağladı ve bir başkasının göğsünü dinlemeyi başardı. Bu alete Yunanca “göğüs” anlamına gelen “steteskop” adını verdi. AMBULANS : 1790’ da Dominique Larrey, hastaları hastaneye yetiştirebilmek için hafif bir araba tasarladı. 1792’ de Fransa, hem Avusturya hem de Prusya ile savaş halindeydi. Ağır arabaların yaralıları toplamak için cepheye ulaşamadıkları görülünce Larrey’ in bu tasarımı hayata geçmiş oldu. BEHÇET HASTALIĞI : Çok sayıda sistemi ilgilendiren iltihabi bir hastalık olan Behçet hastalığı ilk olarak 1937 yılında Türk dermatolog Dr Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır. Çoğunlukla Ortadoğu ve Japonya da görülen bu hastalıkla ilgili araştırmalar halen yürütülmektedir. YAPAY KALP : 1982’ de Dr. Robert Jarvik, ilk yapay kalbi üretti. Dr. Jarvik tarafından icat edilen ilk yapay kalp, tırnak büyüklüğündeki bir motorla çalışıyordu. “Jarvik 7” olarak da bilinen alet, Seattle’ lı diş hekimi Barney Clark’ ın onayı üzerine kendisine takıldı ve hasta tam 112 gün “Jarvik 7” ile yaşamını sürdürdü. ÇOCUK FELCİ AŞISI : 1957’ de ilk çocuk felci aşısını Dr. Albert Sabin geliştirdi. Dr Sabin tarafından geliştirilen çocuk felci aşısı pek çok çocuğun skat olarak hayatına devam etmesini de önlemiş oluyordu. Sabin’ in geliştirmiş olduğu aşı, tıpkı bugünkü gibi ağız yoluyla uygulanmaktaydı. ASPİRİN : 1829’ da bilim adamlarının, söğüt ağacının yaprağında bulunan “salisin” adlı kimyasal bir maddenin ağrı kesici özelliği olduğunu keşfetmelerinden sonra Charles Frederic Gerhard bu maddeyi kullanarak “salisilik asiti” geliştirmiştir. 1899’ da Alman kimyager Felix Hoffmann’ ın Gerhard’ ın formülünü geliştirmesi sonucunda Aspirin tıbbın hizmetine sunulmuştur. DİYALİZ MAKİNESİ : 1985’ TE Willem J. Kolff, diyaliz makinesini icat etti. Böbrek hastaları için en büyük icat kuşkusuz diyaliz makinesidir. Bugün bu makine sayesinde böbrek yetmezliği çeken pek çok hasta, hastalıklarının seyrini yavaşlatıyor ve böbrek nakli sıralarını beklerken rahat nefes alabiliyorlar. PENİLİSİN : 1928’ de Alexander Fleming, penilisini geliştirdi. Penisilini geliştirmeden önce Fleming, “lizozim” adı verilen mikrop öldüren bir maddeye ulaşmıştı. Bu sayede bakterileri öldürebilen bir maddenin varlığı fikri ilk kez doğmuş oldu. Fleming, penisilini bulduğu zaman onun, etrafındaki bakterileri öldürdüğünü tesadüf eseri görmüştü ve bunu tıpta kullanabileceğini düşünmüştü. ALZHEIMER HASTALIĞI : Demans’ ın (bunama) en sık nedeni olan ve bellek bozukluğu ile karakterize Alzheimer Hastalığı ilk olarak 1906 yılında Alman nöropsikiyatrist Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştır. KORTİZON : 1935’ te Percy Lavon Julian, kortizonu geliştirdi. Soya filizlerinden sentetik yoldan elde edilen kortizon, artrit ve diğer inflamatuar tedavisinde büyük bir gelişme olarak kabul edildi. |
|
|
|
X IŞINLARI : 1895’ te Wilhelm Röntgen, X ışınlarının varlığını saptadı. Röntgen bir gün, anot ve katot üzerinde çalışmalar yaptığı sırada iki farklı yüklü ucun arsında bir etkileşim olduğunu fark eder. Böylece X ışınları bulunur. Bugün X ışınları başta tıp ve başka pek çok alanda insanlığın hizmetinde kullanılmaktadır.
İNSÜLİN : 1922’ de Sir Frederick Banting, J.J.R. Mac Leod, Charles Best ve J.B. Collip insülini geliştirdi. Şeker hastalarının hayatını kolaylaştıran keşiflerin başında insülin gelmektedir. Pankreasın salgıladığı bir hormon olan insülinin şeker hastalarında yetersiz düzeyde bulunduğunu fark eden Banting, Mac Leod, Best ve Collip maddeyi izole ederek ilaç haline getirmişlerdir. KAN ŞEKERİ ÖLÇÜM SİSTEMİ : Kimyacı Helen Free, kan şekeri ölçüm sistemini geliştirdi. Şeker hastalarının kendi kendilerine uygulayabilecekleri ilk test, Free’ nin kandaki glukoz miktarına duyarlı bir enzimi laboratuar ortamında izole etmesi sonucunda bulunmuştur. Hasta, test kiti içinden çıkan iğne ile parmağının ucundan bir damla kan alıyor ve kitin üzerine damlatıyordu. Enzimde oluşan renk değişimi, hastanın şeker düzeyi hakkında sağlıklı bir bilgi vermekteydi. VİTAMİN HAPI : 1942’ de Robert R. Williams, vitamin haplarını geliştirdi ve patentini aldı. Williams, bir telefon şirketinde araştırmacı olarak çalışmakta ve boş zamanlarında yetersiz beslenme sorunlarını ortadan kaldırabilmek amacıyla vitaminlerin sentetik olarak üretilmesi üzerinde çalışmaktaydı. İlk olarak Tiamin ve B vitaminlerini elde etmeyi başaran Williams, bir şirket kurarak bunların seri üretimne başladı. MAGNETİK REZONANS (MR) : İlk olarak 1930’ larda üzerinde çalışılan MR tekniğini, 1970’ te Raymond Damadian adlı bir doktor geliştirerek insanlığın hizmetine sunmuştur. Ameliyata gerek kalmadan insan vücudunun resmini çıkarmaya yarayan MR sistemi, manyetik alan ve radyo dalgaları yardımıyla insan dokusunun farklı kademelerini farklı renklerde göstermekte ve dolayısıyla kanserli dokuları tespit edebilmektedir. X ışınları ve radyasyon kullanılmadığı için MR teknolojisi sağlığa zarar vermemektedir. HOLOGRAM : 1947’ de Dennis Gabor, ilk hologramik görüntüyü oluşturdu. Macar asıllı bilim adamı Gabor, elektron mikroskobunda üç boyutlu görüntüler üzerinde çalışırken aklına üç boyutlu nesnelerin görüntüsünün elde edilip edilemeyeceği sorusu geldi. İlk görüntü küçük bir kuşa aitti ve görenleri şaşkına çevirmişti. 1960 yılında hologram teknolojisinin tıp alanında kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan lazer keşfedildi. ŞIRINGA : 1853’ te Charles Pravaz, şırıngayı icat etti. Kan damarlarına ve kasların içine ilaç enjekte etmekte kullanılan deri altı şırıngası, tıp açısından büyük bir yenilikti. 1987’ de bir başka doktor Jean-Louis Brunet, kan örneği alınırken enjektöre takılan bir başka aletin patentini aldı. Alet, şırınga hastadan çıkarılır çıkarılmaz şırınganın ağzını tıkıyordu. Böylece doktor ve hemşireler mikroplu kanla temas etmemiş oluyorlardı. BİGİSAYAR YAZICISI : 1953 yılında Remington-Rand, geliştirdiği yüksek hızlı bilgisayar yazıcısını “univac” adlı bir bilgisayara bağlayarak kullanmaya başladı. 1976 yılında Remington-Rand’ ın yazıcısı temel alınarak ilk mürekkep püskürtmeli yazıcı geliştirildi. 1988 yılına gelindiğinde ise yazıcılar oldukça yaygınlaşmış ve bilgisayar donanımlarının vazgeçilmez bir parçası halini almıştır. AMPUL : 1878’ de Joseph Swan, elektrik ampulünü icat etti. Cam bir ampul içinde kömürleştirilmiş bir filaman vardı. Swan, ampulün içindeki havayı boşalttı. Çünkü havasız ortamda filaman yanıp tükenmiyordu. DİNAMO : 1867’ de Werner Siemens, dinamoyu icat etti. Elektriği pratik olarak ilk Siemens elde etmiştir. Siemens, elektriğin ve mıknatısın birlikte kullanıldıklarında birbirlerini güçlendirdiğini fark etmiştir. Siemens, bunun üzerine ilk çift T motorlu dinamo makinesini icat etmiştir. Ardından Gramme ve Tesla, bu konuda Siemens’ in çalışmalarını geliştirmişlerdir. UZAKTAN KUMANDA CİHAZI : 1950’ de Eugene Polley, ilk uzaktan kumanda cihazını icat etti. Bir mühendis olan Polley, ilk kablosuz kumanda cihazına “flashmatic” adını verdi. Bu cihaz 1955’ te piyasaya çıkarıldığında büyük ilgi görmüştü. Fakat bugünkü emsallerine göre bazı sınırları vardı. En önemlisi cihazın fotonlar ile işliyor olmasıydı. Şayet TV, güneşe direkt maruz bırakılırsa kendiliğinde kanallar değişebiliyordu. METAL DEDEKTÖRÜ : 1881’ de Alexsander Graham Bell, metal saptayan bir cihaz geliştirdi. İlk metal dedektörü, Bell tarafından tasarlandığında aslında sadece metale duyarlı bir düzeneğin ses çıkarması planlanmıştı. Herhangi bir metal, düzeneğin arasından geçince devre kesiliyor ve bir ses çıkıyordu. Sonradan Graham Bell ve asistanı fark etti ki bu cihaz pek çok alanda gayet rahat kullanılabilirdi. HESAP MAKİNESİ : 1888’ de William Seward, hesap makinesini icat etti. Banka muhasebecisi olan Seward, bankadaki hesap işlerini kolaylaştırmak, monotonluğu kırabilmek ve belki de biraz zaman kazanabilmek amacıyla bir mekanik cihaz üzerinde çalışmaya başladı. Sonuçta, 1885 yılında patentini aldığı cihaz bir hesap makinesiydi. 1898’ de Seward öldüğünde 1.000 adet hesap makinesi satılmıştı. 1926 yılına gelindiğinde ise bu sayı 1.000.000’ a ulaşmıştı. OSİLOSKOP : Edwin Howard Armstrong, osiloskop adını verdiği yüksek frekanslı bir alet geliştirdi. FM radyo bandının da mucidi olan Armstrong’ un icat ettiği “osiloskop” elektrikli cihazlardaki akım miktarını ölçen bir aletti. Osiloskop sayesinde elektrikli cihazların tamiri kolaylaşmıştır. |
|
|
|
TRANSİSTÖR : 1947’ de John Bardeen, transistörü icat etti. Elektrik dünyası için küçük ama kullanışlı bir alet olan transistör, Walter Brattain ve William Shochley’ in destekleriyle John Bardeen tarafından kullanıma sokulmuştur. Bugün bilgisayar yongalarının her birinde mikroskobik boyutta milyonlarca transistör bulunabilmektedir.
ELEKTROSKOP : Bir muhasebeci ve fizikçi olan Jean Antonie Nolet, ilk elektroskop cihazını üreterek elektriğin varlığını elektrostatik çekim ve itim gücü ile ispat etmiştir. Daha sonraları elektrostatik üzerine yazdığı yazılarında yüklü cisimler arasındaki çekim kuvvetini teorik olarak göstermiştir. LCD TEKNOLOJİSİ : 1970’ te James Fergason, LCD teknolojisini geliştirdi. Fergason 1971’ de hızla gelişmeye başlayan LCD teknolojisinin kullanıldığı pek çok ürünün de patentini elinde bulunduran kişidir. Hızla gelişen dijital saat, bilgisayar ekranları, tıbbi cihazlar gibi ürünlerde yoğun olarak LCD sistemleri kullanılmaktadır. ROBOT : 1913’ te ilk robot Elmer Sperry tarafından üretilmiştir. İlk robot bir otomatik pilot olarak hizmet vermekteydi. Sperry, uçağın hareketlerine duyarlı bir aygıt geliştirmiştir. Uçak belli bir uçuş rotasından saptığında otomatik pilot doğru rotaya yönelmesi için uçağın kontrollerini ayarlıyordu. MODERN SİSMOGRAF : 1880’ de John Milne, modern sismograf cihazını geliştirdi. İnsanoğlunun en sık karşılaştığı felaketlerden birisi depremdir. Depremin önlenemeyeceğini fark eden Milne, en azından haber verebilecek ve şiddetini belirleyebilecek bir alet geliştirdi. Sismograf cihazı, deprem sırasında oluşan titreşimleri kağıda döküyor ve depremin şiddetinin resmini çıkarıyordu. VİDEO KASET KAYIT CİHAZI : 1956’ da video kaset kayıt cihazı Charles P. Ginsburg tarafından icat edildi. Ginsburg, çalıştığı şirkette pratik bir video kayıt cihazı üzerinde çalışmaktaydı. Ginsburg’ un uzun uğraşlardan sonra icat ettiği makine, çalıştığı firma tarafından tam 50.000 dolar karşılığında satışa sunulmuştur. İlk video kaset kayıt cihazı (VCR) ise Sony tarafından 1971’ de satılmıştır. HDTV : 1990’ da yüksek netlikte televizyon geliştirildi. HDTV sistemli televizyonlar için yapılan ilk yayın 1990’ da gerçekleşti. Bu, dünya kupasındaki İtalya-Paraguay futbol maçıydı. HDTV sistemlerinde normal televizyonların yayın kalitesinin yaklaşık 4 katı daha iyi görüntü elde edilmektedir. Yükseklik ve genişlik oranı ise diğer sistemlerde 3:4 iken HDTV sistemlerinde 9:16’ dır. MANYETİK VİDEO KASET : Sesin kaydedilebilmesinden sonra sıra buna görüntü eklemeye gelmişti. 1920’ lere dayanan çalışmaların sonunda bugün bilinen görüntü kaydedebilen manyetik video kaset, 1938 ‘ de İtalyan Luigi Marzocci tarafından şekillendirilip patenti alınmıştır. DAT : 1987’ de ilk sayısal ses bantları geliştirildi. DAT! A kayıt yapılırken ses önce sayılardan oluşan bir barkoda çevrilir. DAT kaydedicide bu kod, manyetik bir desene çevrilir ve bu desen DAT üzerine kaydedilir. DAT’ taki kaydın dinlenmesi için süreç tersten işletilir ve sese çevrilir. BUHARLA ÇALIŞAN ASANSÖR : 1852’ de Elisha Otis, ilk buharla çalışan asansörü geliştirdi. 19. yüzyılda öyle yüksek binalar tasarlamışlardı ki, insanları ve eşyaları bu binalara çıkarıp indirmek için makineler yapmak gerekti. İlk olarak 1852’ de New York’ taki fabrika için buharla çalışan bir asansör yapıldı. Asansörde taşıyıcı kabloların kopması durumunda kabini güvenli bir şekilde durduracak yaylı bir güvenlik mekanizması bile düşünülmüştü. Hatta güvenliğini test etmek için ilk denemede halatlar kesildi ve yolculara asansörün güvenli olduğu ispatlanmış oldu. GÜNEŞ ENERJİSİ PANELLERİ : 1839’ da Antoine-Cesar Becquerel, güneş enerjisi panellerini icat etti. Alternatif enerji kaynaklarından birisi olan güneş enerjisi panelleri, ilk olarak Becquerel tarafından tasarlanmıştır. Mucit oluşturduğu düzenek aracılıyla düşük miktarda elektrik akımı elde etmeyi başarmıştı. Bugün evlerimizde kullandığımız güneş enerjisi panelleri Becquerel’ in düzeneğinin gelişmiş şekilleridir. İNTERNET TEKNOLOJİSİ : 1968’ de Douglas Engelbart, internet teknolojisini icat etti. Tarih boyunca yapılan en büyük icatlardan birisidir. Birden fazla bilgisayarın telefon hattını kullanarak birbirleriyle iletişim kurabilmesi prensibine dayanan interent, bilgi çağının doruk noktası olarak da değerlendirilebilir. İlk olarak Amerikan Savunma Bakanlığının bilgisayarlarını birbirine bağlamak için kullanılan internet, sonraları tüm dünyaya yayılan bir veri ve bilgi ortamı halini aldı. KAR MAKİNESİ : 1950’ de Wayne Pierce adlı kayak takımı üreticisi karsız geçen senelerde satışlarının düşmesinden ötürü ölü geçen sezonlarda kayak yapılabilmesini sağlayacak bir sistem geliştirmeye karar verdi ve sonuçta kar makinesini icat etti. Makinenin çalışma prensibi aslında çok basitti. Bir motor yardımıyla soğutulan havanın üzerine su damlaları serpiştiriliyor ve kar oluşuyordu. Fakat Pierce, ürettiği aletin üzerinde fazla bir gelişme kaydedememiş ve haklarını başka bir üreticiye satmıştır. OTOMATİK KAPI : 1954’ te Dee Horton ve Lew Hewitt, otomatik kapıyı icat etti. İcattan hemen sonra seri üretime geçilmesi 6 seneyi almıştır. İlk otomatik kapının doğmasının ardında yatan fikir de oldukça ilginçtir. Horton ve Hewitt, bulundukları yerdeki kapıların aşırı rüzgarda zor kapanmasından ötürü otomatik kapıyı icat etmeyi düşünmüş ve üretmişlerdir. YALAN DEDEKTÖRÜ : 1921’ de John Larson, yalan dedektörünü geliştirdi. Yalan dedektörü fikrinin temelleri aslında eski Çin’ e kadar uzanmaktadır. Eski Çinliler yalan söyleyen insanın tükrük miktarının arttığının farkına varıp şüphelilere pirinç çiğnetirlermiş. Yalan söyleyen insanın biyolojik değişimlerinden faydalanarak bir makine yapma fikri Larson’ un aklına geldiğinde o farklı bir kriter kullanmıştı. Yalan söyleyen insanların nabzı daha hızlı atmaktaydı. Larson’ un makinesi uzun süre kullanıldı fakat çeşitli nedenlerden dolayı güvenirliği hep sorgulandı. KAR MOTORU : 1922’ de Joseph-Armand Bombardier, kar motorunu icat etti. Bombardier yalnızca karda hareket etmek için araç tasarlanmamış olduğunu fark edince çalışmalarına başladı. Önceleri araçta mutlaka bir tekerlek sisteminin olması gerektiği konusunda ısrarcı olan Bombardier, sonraları bir kayak takımı ve paletten oluşan sistemin en başarılı kar aracı olacağına karar verip icadını gerçekleştirdi. Bugün kullanılan kar motorları Bombardier’ in sistemine sahiptir. SOKAK SÜPÜRÜCÜSÜ : 1896’ da C.B. Brokks, sokak süpürücüsünü icat etti. İlk sokak süpürücüleri 1896’ da yollara çıktı ve sokakları süpürmeye başladı. İnsanlara thaf gelen görüntüsüne rağmen zamanla halk daha temiz caddeler için bu araçları kabullendi. |
|
|
|
YÜZME HAVUZU : Gaius Maecenas yüzme havuzunu geliştirdi. MÖ 2500 yıllarında bile Mısırlılar’ ın, Romalılar’ ın ve Yunanlar’ ın havuz kullandıkları bilinmektedir. Yüzme havuzlarının popülerlik kazanması çok daha sonralara rastlamaktadır. 1837’ de Londra’ da 6 bölümden oluşan büyük bir yüzme havuzu inşa edilmişti. 1896 tarihinde ise Olimpiyatlar’ a yüzme yarışlarının dahil edilmesiyle havuzlar yaygınlık kazanmıştır.
ELEKTRİK BATARYASI : 1799’ da Alessandro Volta, ilk elektrik bataryasını geliştirdi. Volta, elektrik akımını elde edebilmek için çinko ve gümüş tabakaları kullanıyordu. Sonunda ikisini bir arada kullanarak “pile” adını verdiği sistemle ilk bataryayı üretti. 1866’ da Georges Leclanche adlı Fransız mühendis, Volta’ nın kuru bataryasına alternatif ıslak bataryayı icat etti. Böylece dünyanın en yaygın olarak kullanılan çinko karbon bataryası geliştirildi. ATILABİLİR CEP TELEFONU : 1999’ da Randice_lisa Altschul, sadece 3 kredi kartı kalınlığında olan atılabilir bir cep telefonu geliştirdi. Bu telefon normal bir cep telefonundan farksızdı. 60 dakika konuşma süresine sahipti. Genç mucide, neden böyle bir şey icat ettiği sorulduğunda şu cevabı vermişti : “Cep telefonlarımı kaybetmekten bıkmıştım.” DVD TEKNOLOJİSİ : 1995’ te DVD teknolojisi geliştirildi. DVD’ ler, insanoğlunun hep en kaliteliye doğru yaptığı yolculuğun bir sonucudur. Kompakt disklerden sonra daha kaliteli ses ve görüntü nasıl elde edilebilir diye düşünen bilim adamları, CD_ROM’ lardan çok daha fazla bilgi saklama kapasitesine sahip DVD teknolojisine ulaştılar. Bir CD_ROM yaklaşık 700 MB alan sunarken bir DVD, kullanıcısına yaklaşık 4.7 GB alan sunar. Bu da yaklaşık bir CD_ROM’ un 6 katı kadar bir kapasite anlamına gelmektedir. ALIŞVERİŞ MERKEZİ : İlk alışveriş merkezi fikri 1922’ de doğdu. Nichols adlı bir şirket, bir alışveriş merkezi yapılırsa insanların daha fazla ziyaret edeceğini ve daha karlı olabileceğini düşünerek ilk alışveriş merkezini Edina-Minnesota’ da inşa etti. Sonuç tam beklenildiği gibi olmuştu. İnsanlar tüm mağazaları bir arada bulabildikleri bu yeri çok sevmişlerdi. ALIŞVERİŞ ARABASI : 1936’ da Sylvan Goldman, alışveriş arabasını icat etti. Goldman, Oklahoma City’ de bir manav sahibiydi. Müşterilerinin daha rahat alışveriş yapabilmelerini sağlamak için üç tekerlekli bir alete sepet bağlamıştı. Dükkanının müşterileri artmaya başlayınca yakın arkadaşı Fred Young ile arabayı yeniden tasarladı ve bugünkü şeklini verdi. BLUE – JEAN : Levi Strauss, 1873 yılında madencilerin ve petrol işçilerinin giymesi için bir pantolon tasarladı. Blue – jean pantolonlar o kadar tutuldu ki bugün bir blue – jean pantolonu olmayan insan bulmak zordur. Bu pantolonların önemli bir özelliği, ayrım olmaksızın herkesin, gündelik hayatında rahatça giyebilmesidir. ATM MAKİNELERİ : İlk ATM ( Automatic Machine ) fikri, Don Wetzel’ in aklına Dallas Bank’ ta para çekme kuyruğunda geldi. Makine mühendisi Tom Barnes ve elektrik mühendisi George Chastain bu fikri geliştirdiler. 5 milyon dolara mal olan ilk ATM, 1973 yılında New York’ ta Chemical Bank’ ta uygulandı. BARKOD SİSTEMİ : 1952’ de Bernard Silve, barkod sistemini icat etti. Barkod sistemi ile market veya süper market gibi yerlerde kasiyerlerin daha az hata yapmaları planlanmaktaydı. Kasaya gelen ürünün barkodu optik okuyucuya tutulduğunda ürünün fiyatı ekranda beliriyor ve toplama ilave edilebiliyordu. MODERN BUZDOLABI : 1923’ te Balzer Von Platen ve Carl Munters modern buzdolabını tasarladı. Platen ve Munters, günümüz buzdolaplarına en yakın buzdolabı tasarımını yapmışlardı. Daha sonra buzdolapları geliştirilip soğutma sisteminde freon gazı kullanılmaya başlanıldı. FREON GAZI : 1928’ de Thomas Midgley ve Charles Kettering, freon gazını buldular. Freon gazı, buzdolaplarının çalışması için çok gereklidir. Freon’ u bulan bu iki mucit, aslında buzdolabının ya da klimaların çalışma prensiplerini de belirlemeye yardımcı olmuş sayılıyordu. Freon, yoğunlaştığı sırada etrafını soğutma özelliğinden dolayı soğutma sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. MODERN ELEKTRİKLİ SÜPÜRGE : 1908’ de Murray Spangler, ilk modern elektrikli süpürgeyi geliştirdi. Amerikalı mucit Spangler, hafif bir elektrikli süpürge icat etmişti ve süpürgesi oldukça pratikti. William Hoover, bu mucidin icadını satın alıp kendi fabrikasında üreterek piyasaya sürdü. Makine, kısa sürede çok başarı kazanmıştı. DAKTİLO : Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Scholes, 1867’ de daktiloyu icat etti. Önce numaralama makinesi olarak tasarladığı makineyi, sonraları daktiloya çevirmeye karar verdi. Scholes, 30’ a yakın makine tasarladı ve sonunda bugün kullandığımıza yakın bir klavye ortaya çıktı. İcatlarından hiç para kazanamadı fakat daktilo kısa bir sürede yaygınlaştı. SAÇ BOYASI : 1907’ de Eugene Schueller, saç boyasını geliştirdi. L’oréal firmasının kurucusu olan Schueller, sentetik saç boyasını bulmuş olmasından ötürü mucitler arasındaki yerini almaktadır. O zamana kadar kadınlar, bitkisel kök boyaları sürerek saçlarının renklerini değiştirebiliyorlardı. Schueller’ in saç boyalarıyla kadınlar artık diledikleri renge saçlarını rahatça boyayabiliyorlar. TIRNAK CİLASI : Tırnak cilası, MÖ 3000 yıllarında kullanılmaya başlandı. Çin’ de kadınlar tırnakları için yumurta beyazı, jelatin, balmumu ve kına kullanıyorlardı. Bugün tırnak cilası olarak satılmakta olan madde aslında otomobiller için kullanılan parlatıcıdan farksızdır. HAZIR KAHVE : 1909’ da G. Washington, hazır kahveyi üretti. Washington’ ın geliştirdiği bu ürün şüphesiz pek çok insanın hayatında önemli bir yer tutmaktadır. DONDURMA : 1897’ de Alfred Cralle, dondurma tarifinin ilk patentini alan ilk dondurmacı oldu. Pek çok dondurmacı farklı tatlarda dondurma üretmiş ama hiç biri dondurmaya ismini verecek kadar ona sahip çıkamamıştır. Tarih boyunca dondurma hep vardı. Eski Romalılar’ ın buzla karıştırarak üzüm şerbetini içtikleri bilinmektedir. 1832’ de Augustus Jackson, bir dondurma tarifi geliştirmiş anacak patentini almamıştır. DONDURMA KÜLAHI : 1904’ te Charles Menches, ilk dondurma külahını üretti. Bir dondurma satıcısı olan Menches, sattığı dondurmaları farklı bir şekilde sunabilmek üzere kafa yormaya başladı. Sonunda bildiğimiz külaha benzer bir ürün elde etti. Dondurmayı bu külahları içinde servis etmeye başladıktan sonra gördü ki en az dondurma kadar külahlar da dondurma sevenler tarafında tüketiliyordu. DONMUŞ GIDA : 1929’ da Clarence Birdseye, ilk donmuş gıdayı üretti. Bugün kış ortasında çilek veya vişne tüketebiliyorsak bunu Birdseye’ a borçluyuz. Bu genç kadın mucit, yiyeceklerin ambalajlarını değiştirmeden tadının aynı kalmasını garanti edebilecek bir dondurma sistemini bularak bugün milyarlarca dolarlık bir sektörün doğmasını sağlamıştır. ÇAY : MÖ 2737’ de Çin İmparatoru Shen Nung, çayı keşfetti. Çin imparatoru bahçesinde oturmuş dinlenirken yanında kaynayan suyun içine rüzgarla birlikte gelen birkaç çay yaprağı düşer. İmparator, oluşan kokudan çok hoşlanır ve tadına bakmak ister. İşte çayın hikayesi böyle başlar. Zamanla çeşitli işlemlere tabi tutulan çay bugünkü halini almıştır. COCA – COLA : 1885’ te Dr. John S. Pemberton, Cola içeceğini üretti. Bugün tüm dünyanın bildiği bu içeceğin öyküsü 1885’ lerde , bir doktorun sindirim sistemine yardımcı olması için ürettiği bir içeceğe gaz karıştırmasıyla başlar. Coca – Cola adı verilen bu içeceğin logosu, yine Dr. Pemberton’ ın bir mektup arkadaşı tarafında çizilmiş ve halen kullanılmaktadır. PEPSİ : Kuzey Carolaynalı bir eczacı olan Caleb Bradham, 1898’ de dükkanında müşterilerine ferahlatıcı ve sindirime yardımcı bir içecek hazırlayıp satmaktaydı. İçeceğine “Brad’ in içeceği” adını vermişti. İçecek, karbonatlı su, şeker, vanilya, ender bulunan birkaç yağ, pepsin ve cola çekirdeğinden oluşmaktaydı. Halk tarafından çok sevilen bu içeceğin adı daha sonra “Pepsi” olarak değiştirildi. BEBEK MAMASI : 1867’ de Henri Nestle, ilk bebek mamasını üretti. Bebeklerin yiyebileceği ilk hazır yemek, nişasta ağırlıklıydı. Fakat Nestle’ nin icadı onu o kadar popüler yapmıştı ki sonraları gıda sektörünün çeşitli dallarında faaliyet gösteren büyük bir firma haline geldi. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| LinkBack |
LinkBack URL |
About LinkBacks |
| Bookmark & Share |
Digg this Thread! |
Add Thread to del.icio.us |
Bookmark in Technorati |
Furl this Thread! |