Netindir

Net-indir

Güncel Oyun Program Resim Msn Forumu

Böbrek ve İdrar Yolları Hastalıkları

Sağlık & Yaşam icinde Böbrek ve İdrar Yolları Hastalıkları konusu , Sistit Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasidir. Idrar yollari ve üreme sisteminde en sik görülen hastaliklardan biridir. Zamaninda tedavi edilmezse hastalik böbrekleri de etkileyecek biçimde yayilabilir ve mesane ve böbreklerde ...

Geri git   Netindir > ..:: Yaşam & İnsan ::.. > Alt Kategoriler > Sağlık & Yaşam

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #6 (permalink)  
Alt 07-03-2008
Usta Üye
22 Sistit

Sistit

Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasidir. Idrar yollari ve üreme sisteminde en sik görülen hastaliklardan biridir. Zamaninda tedavi edilmezse hastalik böbrekleri de etkileyecek biçimde yayilabilir ve mesane ve böbreklerde kalici hasarlar olusturabilir

Nedenleri:
Normal de bakteriler üreme organlari ve anüs bölgesinde yasamaktadirlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarini asarak mesaneye ulasirlar. Mesaneye ulasan bakteriler iseme ile disari atilirlar. Ancak mesaneye gelen bakteri sayisi atilandan fazla ise mesanede ve daha sonraki asamada böbreklerde iltihaplanmaya yol açarlar.
Bulasma cinsel birlesme esnasinda veya genital temizligin az oldugu durumlarda olusabilecegi gibi uzun süre idrar tutulmasi, idrar yollarini daraltici hastaliklar, menapozda düsük östrojen seviyesi nedeniyle de olusabilir.
Kadinlarda uretra erkeklerinkinden çok daha kisa oldugu için dis ortamdan bakterilerin mesaneye ulasmasi daha kolaydir. Bu nedenle kadinlarda sistitlerin görülme orani çok daha fazladir. Kadinlarin en az % 20'si yasamlari boyunca en az bir kez sistite yakalanirlar.
Nadir de olsa sistiti olusturan bakteriler böbrek ve idrar yollari araciligi ile yukaridan asagiya veya yakin dokulardaki enfeksiyon odaklarindan lenf yoluyla da mesaneye ulasabilirler.
Sistitin en sik rastlanilan sebebi Escherichia coli ( E.coli, koli basili) adli mikroorganizmadir. Bu bakteri kalin barsaklarda normal olarak bulunabilir ve cinsel iliski ile mesaneye ulasabilir.



Belirtileri:

Idrar yaparken yanma ve sizi.Idrar yaptiktan sonrada sürebilir. Sik idrara çikma. Agri kasiklara ve makata yayilabilir. Ates. Terleme. Yorgunluk. Kusma ve bulanti. Idrar bulanik, kötü kokulu olabilir. Cinsel iliski esnasinda agri hissi olabilir.



Risk Faktörleri:




· Çok eslilik.
·Tümör nedeni ile asagi idrar yolunda daralma veya tikanma.
·Idrar sondasi kullanimi.
·Hamilelik.
· Seker hastaligi.
· Temizlige dikkat edilmemesi.
·Geçirilmis felç gibi mesane bosalmasini engelleyebilecek durumlar.
·Yaslilik.
Tani:
Tanida idrar tahlili, idrar kültürü ve ilaçla çekilen ürografi adli film gerekebilir.




Hastaligin Gidisi:



Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastaligin gidisi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine baglidir. Iyi tedavi edilemeyen olgularda hastalik kroniklesebilir.





Tedavi:

Sistitler antibiyotikler ile tedavi edilir. Tedaviye baslamadan önce idrar kültürü ve antibiyogram için örnek alinmali, sonuçlar çikincaya kadar idrar yollari enfeksiyonlarinda etkili antibiyotikler kullanilmali, antibiyogram sonuçlarina göre gerekirse bu ilaçlar degistirilmelidir. kronik enfeksiyonlarda tedavi uzayabilir.


Nasil Korunabilirsiniz?




· 1.Tuvaletten sonra önden arkaya dogru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarina girmesini engellemis olursunuz.
· 2.Idrarinizi tutmayin. Mümkün olabildigi kadar sik idrarinizi yapin. Böylece mesanedeki bakterileri disari atarsiniz.
·3.Cinsel iliskiden sonraki on dakika içerisinde idrarinizi yapmaya çalisin.
·4.Cinsel iliski esnasinda yeterli kayganligin saglanmasi uretranin zedelenmesini azaltacaktir.
·5.Anal iliskiye giriliyorsa daha sonra vaginal bölgeye temas edilmemeli veya edilecekse iyice temizlenilmelidir.
·6.Gün boyunca bol su içilmesi (mümkünse günde 8 bardak) idrar çikisini ve dolayisiyla da bakterilerin atilimini arttiracaktir.
·7.Kahve, çay, alkol gibi içecekleri mümkün oldugu kadar az tüketin. Mesane üzeride irrite edici etkileri olabilir.
·8.Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasina izin vermeyin.Naylonlu, siki iç çamasirlari giymeyin. Nem bakterilerin üremesini kolaylastirici bir ortam yaratir.
· 9.Genital bölgenizi günlük olarak hafif bir sabunlu suyla temizleyin.
· 10.Hergün mutlaka iç çamasirinizi degistirin ve pamuklu iç çamasirlari yegleyin


Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 07-03-2008
Usta Üye
22 Nefritler

Nefritler

Böbrekte yapısal bozukluk meydana getiren iltihaplarına Nefrit denir. Adi mikropların meydana getirdiği iltihaplardan farklıdır. Böbrek dokusu bozulmuştur. Böbreğin faaliyetleri azaldığı için bununla ilgili belirtiler meydana gelir. Her iki böbreği tutar. Acil ve Müzmin olabilir. Böbrekte yapısal bozukluk meydana getiren iltihaplarına Nefrit denir. Adi mikropların meydana getirdiği iltihaplardan farklıdır. Böbrek dokusu bozulmuştur. Böbreğin faaliyetleri azaldığı için bununla ilgili belirtiler meydana gelir. Her iki böbreği tutar. Acil ve Müzmin olabilir.

Had (Acil) Nefritlerin Belirtileri:

İştah atsızlık, zafiyet
Yüksek ateş, üşüme, titreme
İdrarda kanama en sık görülen belirtidir.
Yüzde, göz çevresinde, bacaklarda şişme
Tansiyon yüksekliği
Kalp ile ilgili şikayetler sıktır. Nefes darlığı, öksürük morarma görülür.

Tansiyon yüksekliğine bağlı olarak şiddetli baş ağrısı, kusma, dalgınlık, kasılmalar oluşur. Göz damarlarında daralmalar meydana geldiğinden görme bozukluğu oluşur.
Tetkikler:
1-İdrar miktarı azalır
2-İdrarda kanama görülür
3-İdrarda protein miktarı fazladır.

Tedavi:

İdrarda iltihap varsa uygun antibiyotik verilir
Yatak istirahatı verilir
Proteinden fakir bir yiyecek ( et,süt yumurta yasaklanır)
Tuz kısıtlaması yapılır
2 Müzmin Nefritler
Her yaşta olduğu gibi en sık 30-40 yaş arasında görülür. Hiç belirti vermeden birden ortaya çıktığı gibi acil nefritten sonunda görülebilir.

Belirtileri:

İdrarda Protein
Ayaklarda şişme (Vücut suyunu atamadığı için)
İdrarda bol miktarda kanama .


Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 07-03-2008
Usta Üye
22 Böbrek İltihabı

Böbrek İltihabı

Sindirim yolları ile vücuda giren ve oradan kana kârışan bula­şıcı hastalık mikropları, zehirlenmeler, prostat, hamilelik ve böbrek taşları gibi sebeplerle böbreklerin iltihaplandığı görülmektekdir.
Böbreğin adi mikropları ya tüm böbreği kapsar veya yerel olarak kalır. Daha ciddi vakalarda böbrek çevresine de yayılabilir.

Mikroplar Böbreğe Üç Yolla Gelebilir:


1 Kan Yolu: Çok defa bir boğaz iltihabında veya vücutta herhangi bir odakta kan yolu ile böbreğe gelen mikroplar böbrek iltihabına neden olur.
2 İdrar Yolu: İdrarda iltihap varsa, idrar yollarına takılan sonda vs. gibi nedenlerle buradaki mikroplar böbreğe ulaşır.
3 Böbrek: İdrar borusu ve mesane çevresindeki mikroplar direk yol ile böbreğe gelir.

Böbrek İltihapları Oluşuma Göre İkiye Ayrılır.

1 Acil Böbrek İltihapları
2 Müzmin Böbrek İltihapları

1) Acil Böbrek İltihapları: Bir veya iki böbrekte olur. Genellikle iki taraflıdır. Böbrek cerahat ile doludur. Belirtileri:

Sık ve Ağrılı İdrar
Üşüme ile ateş yükselmesi
Yanlarda ağrı
İdrarda mikrop ve akyuvar hücrelerinin görülmesi

Tetkikler:

1-İdrar ve kan muayeneleri yaplır
2-Röntgen filmi ile taş olup olmadığına bakılır
Tedavi:
1-Yatak İstirahati
2-Sıvı alımının artırılması
3-İdrar Kültürü yapılarak mikrobun cinsi tespit edilir ve gerekli ilaçlar verilir.
4-Tedavi tam yapılmazsa hastalık müzminleşir.
2) Müzmin Böbrek İltihapları: Böbreğin uzun süren iltihaplarıdır. Böbrek harabiyeti , böbrek yetmezliği ve üreme sonuçu ölüme sebebiyet verdiğinden önemlidir.

Belirtiler:

Bazen belirti vermez yıllarca sürer
Tansiyon yüksek olabilir
İdrarda iltihap hücreleri bulunabilir.
Hastalar Zayıftır, Kilo almaz çabuk yorulur. Kansızlık vardır
Üre yüksek olur.

Tedavi:

Hastalığın tedavisi güçtür ve zaman alır, bu durum hastalığın seyrine ve devam süresine, böbreği bozma derecesine bağlıdır. Buna rağmen hastaların %10’u tedaviye cevap verir. Hastalık yavaş ve ilerleyicidir.
Ultrason ve tomografi tetkikleri yapılabilir
Tetkikler:
Böbrek Filimleri, kan idrar tahlilleri yapılır.Ultrason ve tomografi tetkikleri yapılabilir


Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 07-03-2008
Usta Üye
22 Böbrek Taşı - Böbrek Kumu

Böbrek TaşıYaşamsal faaliyetlerimizin devamı için gerekli olan biyokimyasal işlemlerin sonunda oluşan atık maddelerin vücuttan atılma yerlerinden biri de böbreklerdir. Ayrıca vücut için gerekli bazı maddelerin seviyesinin ayarlanması da böbrekler tarafından yürütülür. Böbrek taşları idrarda çözülemeyen ve atılamayan kristallerin bir araya gelmesiyle oluşur. Normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler vardır. Fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak çalışamayabilir ve bu kişilerde tekrar edici idrar yolları taşları görülür. Taşların ölçüleri oldukça değişken olabilir ve böbrekten mesaneye doğru ilerleme eğilimindedirler. Taşın idrar akışını tıkaması ve hareket etmesi durumunda ağrı kanama ve enfeksiyon gelişebilir.

Belirtileri:

Taş hastalığında görülen ağrı en sık rastlanan belirti. Böbrek ağrısının şiddeti değişiyor. Bazı kişilerde belli belirsiz bir sızlama şeklinde görülürken bazılarında son derece şiddetli, kıvrandırıcı ve hastaneye yatmayı gerektirecek yoğunluğa kadar ulaşabiliyor. Dr. Özveren ağrının şiddeti konusunda şunları söylüyor:

“Ağrı atakları taşın üreter içerisindeki hareketi ve buna bağlı spazmlara bağlıdır. Şiddetli ağrı atakları genellikle 20 - 60 dakika arasında sürebilir. Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında olur. Ağrının yeri taşın yerine ve hareketine göre değişebilir. Böbrekte veya üst üreterdeki taş, kaburga ile kalça arasında yan (böğür) ağrısına sebebiyet verir. Alt üreterde ve mesaneye yakın taşlar karın alt kısmında veya cinsel organa doğru yayılan ağrıya yol açar.”
Böbrek taşı hastalığında tek belirti ağrı değil. İdrarda kanama, bulantı, kusma, idrar yaparken acı-yanma, ve idrar sıkışıklığı hissi de hastalarda görülüyor. İlginç olarak belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanıyor. Bu taşlar ancak kontrol sırasında ya da başka amaçla çekilmiş filmlerde tesadüfen saptanıyor.

Tedavi

1-Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi 2-ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak)
3-Minimal invaziv girişimler (Kapalı böbrek taşı ameliyatı, kapalı üreter taşı ameliyatı)
4-Klasik açık ameliyat yöntemi
Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı; taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, en az başvurulan ve en az tercih edilen metod olarak kalmıştır.

1-Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi

Böbrek taşlarının çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın büyüklüğüdür. 4 mm’nin altında taşın düşmesi beklenirken 6 mm’nin üzerindeki taşlar‘a müdahale gereklidir. Ayrıca taşların şekli ve idrar yolundaki yerleşimide düşmeyi etkileyen önemli faktörlerdir

2- ESWL (Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma)

ESWL (Taş Kırma) için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU (SGK) (SSK,BAĞKUR ve EMEKLİ SANDIĞI) ile anlaşmamız mevcuttur. Herhangi bir sevk almadan direkt ESWL (taşkırma) ünitemize başvurmanız yeterlidir.

Bir odaktan çıkan şok dalgaları taşın üzerine yönlendirilerek taş kırılır. X-ray ve ultrason ile odaklama yapan ESWL cihazları mevcuttur. Kırılan taş parçaları idrar yoluyla vücuttan atılır. Başarı taşın cinsine, sertliğine, büyüklüğüne ve idrar yolunda yerleştiği yere göre değişir. Tek bir seansta kırılabilen taşlar olabileceği gibi tekrarlayıcı seanslara da ihtiyaç duyulabilir.
ESWL seansı sırasında rahatsızlık hissi ve ağrı duyulabilir. Bu nedenle tedavi öncesi ağrı kesiciler kullanılır. İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.

3-Minimal invaziv girişimler :

Perkütan Nefrolitotomi (PCNL), Üreterolitotripsi (URS)
Bu girişimlerde amaç üriner sistemi tehdit eden taştan kurtulmayı sağlamak ve hastanın en kısa zamanda günlük hayata dönmesini sağlamaktır. Perkütan nefrolitotomi ve Üreterolitotripsi bu grupta yer alan girişimlerdir.
Taş, uygulanan tedaviye rağmen düşmüyorsa, düşmeyecek boyutlarda ise, idrar yolunda idrarın akmasını engelleyecek tam bir blok oluşturuyorsa, tekrarlayıcı idrar yolu enfeksiyonuna yol açıyorsa, böbreklerde hasara yol açmışsa girişim gereklidir.
Önceleri, taş için açık cerrahi yapılırken artık günümüzde minimal invaziv girişimler diye adlandırılan yeni yaklaşım mevcuttur. Bu girişimlerde amaç, en kısa zamanda hastalığın ortadan kaldırılması ve hastanın en erken dönemde günlük hayatına dönmesini sağlamaktır. Minimal invaziv girişimlerde hasta erken dönemde normal yaşamına döner.

a-Perkütan Nefrolitotomi - PCNL

Kapalı sistemle yapılan böbrek taşı ameliyatıdır.Endoskopik böbrek taşı ameliyatında sırt bölgesinde böbrek hizasına 0,5 - 1 cm boyutunda bir kesi yapılır. Optik cihaz yardımıyla taş video sistemi ile monitörde görülür ve özel aletler yardımıyla çıkartılır. Perkütan ameliyatının en önemli üstünlüğü vücut dokularının normal yapısının korunmasıdır. Bunun sonucunda iyileşme süreci hızlıdır. Hastalar ameliyat sonrası dönemi açık ameliyata göre çok daha rahat geçirmektedir. Hastalarımız genellikle 2 - 3 günde taburcu edilerek günlük aktivitelerine hızla kavuşurlar. Bu, açık böbrek taş ameliyatı ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir süredir.

b-Üreterolitotripsi - URS

Kapalı sistemle yapılan üreter taşı ameliyatıdır.Üreter taşları hem ESWL hemde üreterorenoskopi (URS) ile müdahale edilerek temizlenebilir. URS’de herhangi bir kesi yapılmaz. İdrar yolundan özel bir endoskopik alet gönderilerek taş üreterde görüntülenir ve temizlenir. Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonrada normal yaşamalarına dönebilirler.

4- Klasik açık ameliyat yöntemi


Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, enaz başvurulan ve enaz tercih edilen metod olarak kalmıştır

Taşı oluşturan kesin neden bilinmemekle beraber risk faktörleri şunlardır

idrar yolu enfeksiyonu
böbrekteki yapısal bozukluklar
böbrek hastalığı olanlar (renal tübüler asidoz, kistik böbrek hastalığı...)
beslenme alışkanlıkları
yetersiz sıvı alımı
sıcak iklim kuşağında yaşamak
hiperkalsiüri, sistinüri, hiperokzalüri, hiperürikozüri
bazı ilaçlar (asetazolamide, anti viral ilaçlar....)
bazı bağırsak hastalıkları (inflamatuar bağırsak hastalığı...)
genetik faktörler
geçirilmiş bağırsak ameliyatları ( jejono ileal by-pass )
metabolik hastalıklar (örn. Hiperparatiroidizm, gut hastalığı...)

Kadınlarda Böbrek Taşı Riski

Bol sıvı alımı, tüm yazarlarca olmasa da çoğu yazar tarafından böbrekte taş olan durumlarda yinelemeyi azalttığı düşünülerek önerilmektedir.
Belli meşrubatların böbrek taşı oluşumu üzerinde etkileri ile ilgili çok az çalışma vardır.
Bira ve kahve tüketimi ile böbrek taşı öyküsü arasında negatif bir ilişki vardır. Karbonatlı içeceklerle (soda) ise pozitif ilişki söz konusudur. Süt, çay ya da su için belirgin bir bağlantı yoktur. Erkeklerde yapılmış izlem çalışmasında elma suyu ve greyfurt suyu ile artmış, kahve, çay ve alkollü içeceklerle azalmış risk saptanmıştır. Bu çalışma kadınlara uyarlanmaz; çünkü taş oluşumu erkeklerden farklı olabilir. "su içmek" bu çalışmaya alınmamıştır.
1986-1994 yılları arasında, böbrek taşı öyküsü olmayan 81093 hemşire çalışmaya katılmış ve 18 meşrubat sorgulanmıştır. En çok tüketilen sıvılar su (ortalama 2-3 bardak /gün), kafeinli kahve (ortalama 1 fincan/gün), süt (2-4 bardak / hafta).
Kafeinli kahve, kafeinsiz kahve, çay, şarap belirgin olarak riskle ters ilişkili, greyfurt suyu riskle doğrudan bağlantılı bulunmuştur .Her 240 ml kafeinli kahve riski % 10 azalmaktadır; kafeinsiz kahve % 9, çay % 8, şarap %59 riski azaltmaktadır. Greyfurt suyu, riski % 44 arttırmaktadır. Kafeinli kahve ve şarap belirgin olarak sudan daha fazla koruyucudur.
Araştırmanın bulguları total sıvı alımının, böbrek taşı oluşumu ile ters ilişkili olduğu hipotezini doğurmaktadır.
Kafein, Antidiüretik hormonu ADH’nin (Vücuttan su atılmasını kontrol eden hormon) böbrek üzerindeki etkisiyle yarışarak idrarı daha fazla dilue etmekte ve kristal formasyon riskini azaltmaktadır. Ancak kafein nedeniyle kalsiyum atılımı da artmaktadır.
Benzer olarak alkol ADH'u inhibe eder, idrar akımı artar, idrar konsantrasyonu azalır. Şarabın, biradan daha olumlu etki göstermesi şaraptaki daha yüksek alkol konsantrasyonu ile bağlantılı olabilir. Greyfurt suyu barsak duvarına etkiyle birkaç serumun ilaç düzeyini etkiler; ve belki de potansiyelolarak önemli diyet faktörlerinin metabolizmasını da etkiliyordur. Erkektekinin aksine kadınlarda elma suyu ile ilgili belirgin bağlantı bulunamamıştır.
Diyetteki kalsiyum, potasyum ve süt alımı riskle ters orantılıdır.

Böbrek Kumu


Kum denen şey; bir araya gelirse taş olacak küçük kristallerin geçişidir. Taş hastaları da, taşları hiç olmayan insanlar da, belli miktarlarda kristal dökerler. Kristallerin geçişi yoğun miktardaysa, bazen bir taş düşürme ağrısı yapabilir.
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine neden olur.


Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 07-03-2008
Usta Üye
22 Böbrek Yetmezliği

Böbrek Yetmezliği

Kronik Böbrek Hastalığı, böbreğin tamamen veya %80 fonksiyonunu kaybetmesi ve görevini yerine getirememesi demektir.

Türkiye'de birçok sayıda kronik böbrek hastası bulunduğu tahmin edilmektedir.

Bütün bu insanların, yaşamlarını devam ettirebilmesi için tedaviye ihtiyaçları vardır.

Şunu bilmeliyiz ki, böbrek hastalığı her insanda, her yaş döneminde oluşabilir.

Genelde hastalığın gelişmesi aşamalı olmaktadır.

Bundan dolayı çoğu insan teşhis konulduğu ve tedaviye ihtiyaç duyulduğu ana kadar hastalığından habersizdir.


Böbreklerin işlevi:


Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde bozulma olur. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki şekilde gelişebilir.

Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri :

Çok sayıda neden vardır;
1. Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme
2. Gebelik: Kanamalar, gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılan düşükler
3. Kalp yetmezliği
4. Böbrek hastalıkları: Nefrit, böbrek damarının tıkanması
5. İdrar yollarında tıkanıklık: Kanser, prostat büyümesi, taşa bağlı tıkanma
6. Ameliyatlardan, özellikle büyük ameliyatlardan sonra
7. İlaçlar: İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur, bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.
8. Depreme bağlı kas zedelenmeleri

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri :

Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre;
1. Nefrit: Böbrek iltihabıdır.
2. Şeker hastalığı
3. Hipertansiyon
4. Taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları
5. Böbrek kistleri
6. Diğer nedenler

Belirti ve bulgular :


Gece idrara kalkma, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, idrar miktarında azalma, hipertansiyon, el, ayaklar ve göz etrafında şişmedir. Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerinde belirtiler çok silik olabilir, tek belirti sık gece idrara kalkma olabilir. Gece idrara kalkma akşam çok sıvı (çay, su, karpuz...) alanlarda veya prostat hastalığı olanlarda da görülebilir. Gece idrara kalkan bir hastada başka bir neden yoksa bunun nedeni böbrek yetmezliği olabilir. Bu nedenle sık sık gece idrara kalkanların mutlaka böbrek yetmezliği yönünden araştırılmaları gereklidir. Bu amaçla kan ve idrar incelemeleri yapılmalıdır.

Tanı :


Böbrek yetmezliğinin tanısı kanda üre veya kreatinin isimli maddelerin ölçülmesi ile mümkündür. İdrar incelemesi, radyolojik yöntemler, kanın biyokimyasal incelemesi ve diğer laboratuvar incelemeleri böbrek yetmezliğinin nedenini anlamaya yöneliktir.

Tedavi :


Akut ve kronik böbrek yetmezliklerinde tedavi farklıdır. Böbrek yetmezliği tedavisi hastanın özelliğine ve böbrek yetmezliğine yol açan hastalığa göre değişir. Tedavi kesinlikle bir doktor denetiminde olmalıdır. Tedavide en önemli nokta eğer var ise kan basıncı düşüklüğü veya yüksekliğinin kontrol altına alınmasıdır. Beslenme, sıvı ve tuz dengesinin sağlanması ve ilaçlar diğer tedavi yöntemleridir.
Akut böbrek yetmezliği olan hastaların böbrekleri iyi ve yeterli tedavi ile genellikle düzelir. Böbrek yetmezliği ilerler ve kalıcı hale gelirse başka tedavi yöntemleri gerekir:

1. Diyaliz
2. Böbrek nakli


Alıntı ile Cevapla

Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.
Güncel Net, Güncel Mekan, Net-indir.com | Bedava program, oyun, msn, resim indirme sitesi, BestForumTR.net, MsnTR.Org, Güncel Forum Sitesi, Metin2, Metin 2 indir, Msn indir, Winamp indir, validator.w3
Gizlilik Bildirimi, indir